top of page

Ferdi Özbeğen - Gündüzüm Seninle

  • Yazarın fotoğrafı: Creatlish Yazarı
    Creatlish Yazarı
  • 28 Oca
  • 1 dakikada okunur

Bazı sesler vardır; bir şarkıdan fazlasını taşır. Bir dönemi, bir duyguyu, bir suskunluğu…


Ferdi Özbeğen’in sesi de onlardandı.

Ölümünün ardından 13 yıl geçti ama o siyah kuyruklu piyanonun başında oturan zarif adam hâlâ bir yerlerde çalmaya devam ediyor sanki. Gecenin geç saatlerinde, loş bir salonda, sigara dumanının arasından yükselen bir melodi gibi… Onu dinleyen herkesin hayatına bir yerinden dokunan o ses, hâlâ tanıdık, hâlâ içli.


Ferdi Özbeğen yalnızca şarkı söylemedi. O, kırgınlığı kibarca anlattı. Aşk acısını bağırmadan, incitmeden dile getirdi. “Gündüzüm Seninle” derken, aslında hepimizin hissettiği o yorgunluğu tercüme etti. Yalnızlığı romantize etmeden, ama ondan utanmadan anlattı. Bu yüzden onun şarkıları bir eğlence değil, bir eşlikti; gecenin, hüznün, hatırlamanın eşliği…


Sahnedeki duruşu, giyimi, konuşması… Hepsi bir inceliğin, bir başka zamanın temsilcisiydi. Ne fazlaydı ne eksik. Gösterişten uzak ama etkileyici. Yüksek sesle değil, doğru yerden konuşan bir sanatçıydı. Belki de bu yüzden şarkıları bugün bile eski hissettirmiyor; aksine, zamansız duruyor.


Ferdi Özbeğen, duyguların saklanmadığı ama hoyratça da harcanmadığı bir dünyanın sesiydi. O dünyayı özlüyoruz. Şarkıları açıldığında bir anda yavaşlayan zamanı, biraz durup düşünmeyi, hissetmeyi özlüyoruz.

13 yıl geçti. Ama bazı insanlar gerçekten gitmiyor.


Bir şarkının ortasında, bir anının köşesinde, bir yalnız akşamda ansızın karşımıza çıkıyorlar.

Ferdi Özbeğen de onlardan biri.


İyi ki geçti bu dünyadan.


İyi ki bıraktı o sesi.

Yorumlar


SiRA_06.jpg

Astarte

 

MOON

BOOT

GIFT BY CUP INN

Creatlish

© 2026 by Creatlish

  • Instagram
bottom of page