8 Mart’ta Alkış, 9 Mart’ta Aynı Düzen
- Deniz Bahar Özgen
- 8 Mar
- 2 dakikada okunur
Her yıl 8 Mart’ta aynı cümleler dolaşır:
“Kadınlar baş tacımız.”
“Kadın eli değince güzelleşir.”
“Kadınlarımız çok kıymetli.”
Bu cümleleri kuranların büyük kısmı, ertesi gün bir kadının sözünü yarıda keser.
Toplantıda fikrini sahiplenir.
Eve gittiğinde “bugün ne yemek var?” diye sorar.
Sorun tam olarak burada.
Kadınlar bu ülkede değersiz oldukları için değil;
değerleri romantize edilerek etkisizleştirildikleri için eşitsiz.
Bize hep kutsallık verildi.
Ama yetki verilmedi.
“Anne” dendi.
Ama mirasta eşitlik tartışıldı.
“Hanımefendi” dendi.
Ama sokakta güvenlik lüks oldu.
“Güçlü kadın” dendi.
Ama güçlü olduğumuzda tehdit sayıldık.
8 Mart bir kutlama günü değil.
Bir hatırlatma günü de değil.
Bir yüzleşme günü.
Kadınlar bugün hala daha az kazanıyor.
Hala daha fazla sorumluluk taşıyor.
Hala daha çok açıklama yapıyor.
Hala daha dikkatli yürüyor.
Hala daha az hata yapma lüksüne sahip.
Ve en ilginci şu:
Kadınlardan hem dayanıklı hem yumuşak,
hem üretken hem fedakar, hem hırslı hem mütevazı olmaları bekleniyor.
Erkeklerden sadece “olmaları” yetiyor.
Bu yazı erkek düşmanlığı değil.
Bu yazı konfor düşmanlığı.
Çünkü eşitsizlik en çok konfor alanlarında büyür.
“Abartıyorsunuz” cümlesinde büyür.
“Ben öyle demek istemedim” savunmasında büyür.
“Şimdi sırası mı?” tepkisinde büyür.
Sırası tam olarak şimdi.
Kadınların meselesi erkeklerle yarışmak değil.
Yarışın adil olmasını istemek.
Aynı işi yaparken aynı ücreti almak.
Gece yürürken rotayı değil, şarkıyı düşünmek.
Bir başarının arkasına “ama” eklenmemesi.
8 Mart’ta çiçek göndermek kolay.
Eşitlik sağlamak zor.
Alkışlamak kolay.
Alan açmak zor.
Paylaşım yapmak kolay.
Yetki paylaşmak zor.
Ve tam da bu yüzden mesele hâlâ bitmedi.
Kadınlar artık “güçlü olduklarını kanıtlamak” istemiyor.
Zaten güçlüyüz.
Bu ülkede kadın olmak başlı başına bir dayanıklılık sınavı.
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
İlgi istemiyoruz.
Mükemmellik yükü istemiyoruz.
Normal bir hayat istiyoruz.
Eşit bir zemin istiyoruz.
Aynı kurallar istiyoruz.
8 Mart bir çiçek günü değil.
Bir indirim kampanyası hiç değil.
8 Mart; sistemin aynaya bakma günüdür.









Ik waardeer de duidelijkheid die sequentiële uiteenzetting van ideeën produceert. Observaties blijven gegrond in verifieerbare gegevens. De website biedt aanvullende contextuele informatie over dit probleem. Adoptietrends worden geïllustreerd via interactieve mediasystemen.