top of page

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da Yas

  • Yazarın fotoğrafı: Deniz Bahar Özgen
    Deniz Bahar Özgen
  • 11 saat önce
  • 2 dakikada okunur

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’dan gelen acı haberler, eğitimin kalbine saplanan bir hançer gibi hepimizi derinden sarstı. Okul koridorlarının çocuk neşesiyle değil, yas ve öfkeyle dolduğu bir noktada, artık kelimelerin bittiği ama sorumluluğumuzun katlandığı bir yerdeyiz.


Tebeşir konusuna karışan yas eğitimde şiddetin son durağı. Bugün kalemim ağır, kelimelerim ise yaralı. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’dan yükselen feryatlar, sadece o şehirlerin değil, tüm memleketin üzerine kara bir bulut gibi çöktü. Okullarımız; bilimin, sevginin ve güvenin kalesi olması gerekirken, ne yazık ki öğretmenlerimizin ve evlatlarımızın hayattan koparıldığı birer şiddet sahnesine dönüştü. Artık sadece "eğitimde şiddet" demiyoruz; eğitimin kendisinin nasıl bir hedef haline geldiğini dehşetle izliyoruz.


Neden Durduramıyoruz?

Bir öğretmeni kürsüsünde, bir öğrenciyi sırasında vuran bu caniliğin kökleri nerede? Maraş’ta kaybettiğimiz her can, bize toplum olarak nerede hata yaptığımızı soruyor.


• Değersizleşen Emek ve İtibar: Eğitimciyi sadece bir "bilgi aktarıcısı" veya "hizmet sağlayıcı" olarak gören sığ anlayış, şiddetin kapısını aralıyor. Toplumun en kutsal mesleği olan öğretmenlik, korumasız ve savunmasız bırakıldıkça, şiddet kendine meşruiyet alanı buluyor.


• Normalleşen Öfke Dili: Sosyal medyadan televizyon ekranlarına kadar her yeri saran bu kontrolsüz öfke dili, en korunaklı alanımız olan okullara sızmış durumda. Bir sorunu konuşarak değil, yok ederek çözme arzusu, ne yazık ki fidanlarımızı bizden koparıyor.


• Güvenlikten Öte Bir Adalet Sorunu: Okul kapılarına kilit vurmak veya güvenlik görevlilerini artırmak tek başına çözüm değil. Caydırıcı yasaların eksikliği ve adaletin tecelli etmesindeki gecikmeler, şiddet eğilimli zihinlere cesaret veriyor.


Bir Devrin Kapanışı Değil, Bir Uyanış Olmalı

Kaybettiğimiz öğretmenlerin bıraktığı kalemler yerde kalmamalı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki bu acı olaylar, sadece birer asayiş vakası olarak tarihe geçmemeli; eğitimde topyekun bir seferberliğin, bir "merhamet ve saygı" uyanışının miladı olmalıdır.


Biz Creatlish’te hep yaratıcılıktan, moderniteden ve gelecekten bahsettik. Ancak bugün, geleceğimizin ellerimizden kayıp gitmesine seyirci kalamayız. Öğretmenini koruyamayan bir toplum, aslında geleceğini de koruyamıyor demektir.


Sessiz Kalmak, Şiddete Ortak Olmaktır.


Bugün yas tutuyoruz ama yarın, okulların yeniden "huzur yuvası" olduğu bir düzen için sesimizi daha gür çıkarmalıyız. Tebeşir kokusuna barut kokusunun, çocuk gülüşlerine yas feryatlarının karışmadığı bir eğitim iklimini inşa etmek zorundayız.

Yorumlar


SiRA_06.jpg

Astarte

 

MOON

BOOT

GIFT BY CUP INN

Creatlish

© 2026 by Creatlish

  • Instagram
bottom of page